Posts tonen met het label Yazilar. Alle posts tonen
Posts tonen met het label Yazilar. Alle posts tonen

zondag 13 februari 2011

Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem-'in doğum gününün, müslümanlar için önemi nedir?

Bu parcayi su siteden okuyunca sizinle paylasmak istedim...
Hristiyan bir bayan, Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem-'in doğum gününü ve müslümanlar için bu günün önemi hakkında sormaktadır.

Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem-'in doğum gününün, müslümanlar için önemi nedir?

Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem-'in doğum günü, ne zaman ve nasıl kutlanır?





Hamd, yalnızca Allah'adır.

Birincisi:

Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem-, Allah'ın elçisi olup insanların hepsine birden gönderilmiştir. Allah Teâlâ insanları, onun vesilesiyle şirk karanlığından çıkarıp îmân nuruna ileterek kurtarmış ve onların ellerinden tutarak onları dalâletten hidâyete ve dosdoğru yola iletmiştir.

Önemli olması sebebiyle (11575) nolu sorunun cevabına bakabilirsiniz.

Bu soru, sizin için, İslâm dîni hakkında geniş çaplı araştırma yapmanıza bir başlangıç oluşturmasını, İslâm dînini tanımanızı ve onun hakkında birçok yeterli bilgiyi okumanıza vesile olmasını ümit ederim.

Bu hanîf dîn İslâm hakkında daha fazla bilgiye sahip olabilmeniz için Kur'an-ı Kerim tercemesi (meâli) elde etmeye gayret etmelisiniz. Hiç şüphe yok ki bu dîne girdiğiniz zaman İslâm'da bize kız kardeş olmakla mutluluğumuz kat be kat artacaktır.

İkincisi:

İslâm'da ibâdetler, büyük bir esas (temel) üzerine kurulmuştur. O esas ise şudur:

Allah -azze ve celle-'nin, kitabı Kur'an-ı Kerim'de meşrû kıldığı ile Peygamberi ve Elçisi Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem-'in getirdiği sünnetten başka bir şeyle Allah Teâlâ'ya ibâdet etmek, hiç kimseye câiz değildir.

Her kim, Allah -azze ve celle-'ye, Allah Teâlâ'nın ve Elçisi Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem-'in emretmediği bir şeyle ibâdet ederse, şüphe yok ki Allah -azze ve celle- o şeyi ondan asla kabul etmez.

Nitekim Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem- bize bunu şu hadisi ile haber vermiştir.

Âişe'den -Allah ondan râzı olsun- rivâyet olunduğuna göre, o şöyle demiştir:

"Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- buyurdu ki

(( مَنْ أَحْدَثَ فِي أَمْرِنَا هَذَا مَا لَيْسَ مِنْهُ فَهُوَ رَدٌّ.)) [ متفق عليه ]

"Her kim, bu işimizde (dînimizde) onda olmayan bir şeyi ona ihdâs eder (açık veya gizli Kur'an ve sünnette aslı olmayan bir şey getirir)se, o ihdâs ettiği şey, kendisine reddolunmuştur (bâtıldır)." (Buhârî ve Müslim).

Bu ibâdetlerden birisi de, bayramlardır. Zirâ Allah -azze ve celle- kutlamamız için bize iki bayramı (Ramazan bayramı ile Kurban bayramını) meşrû kılmıştır. Bu iki bayramın dışında bir bayramı kutlamak, câiz değildir.

Bu konuda (486) nolu sorunun cevabına bakabilirsiniz.

Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem-'in doğduğu günü (Mevlid-i Nebevî'yi) kutlamaya gelince, bilinmesi gerekir ki, Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem- bize bu günü kutlamayı meşrû kılmamış, kendisi de bu günü kutlamamıştır. Aynı şekilde ashâbı da -Allah onlardan râzı olsun- bu günü kutlamamışlardır. Halbuki onlar, Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem-'i bizden daha fazla seviyorlardı ama bununla birlikte onlar bu günü kutlamamışlardır. Bu sebeple biz, Allah -azze ve celle-'nin, Peygamberi -sallallahu aleyhi ve sellem-'in emirlerine uymamızı emretmiş olduğu emrine uyarız.

Nitekim Allah Teâlâ bu konuda şöyle buyurmuştur

((... وَمَا آتَاكُمُ الرَّسُولُ فَخُذُوهُ وَمَا نَهَاكُمْ عَنْهُ فَانتَهُوا ...)) [ سورة الحشر من الآية: 7 ]

"Rasûl size neyi verdiyse (hüküm olarak neyi meşrû kıldıysa) onu hemen alın.Neyi de (almaktan veya yapmaktan) yasakladıysa ondan hemen vazgeçin." (Haşr Sûresi: 7).

Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- de bu konuda şöyle buyurmuştur

((... فَإِنَّهُ مَنْ يَعِشْ مِنْكُمْ بَعْدِي فَسَيَرَى اخْتِلافًا كَثِيرًا، فَعَلَيْكُمْ بِسُنَّتِي وَسُنَّةِ الْخُلَفَاءِ الْمَهْدِيِّينَ الرَّاشِدِينَ، تَمَسَّكُوا بِهَا وَعَضُّوا عَلَيْهَا بِالنَّوَاجِذِ، وَإِيَّاكُمْ وَمُحْدَثَاتِ الْأُمُورِ، فَإِنَّ كُلَّ مُحْدَثَةٍ بِدْعَةٌ، وَكُلَّ بِدْعَةٍ ضَلالَةٌ.)) [ رواه أبو داود وصححه الألباني في صحيح أبي داود ]

"Zirâ sizden her kim, benden sonra yaşarsa, (dînde) çok ihtilaflar görecektir. Bu sebeple benim sünnetime ve benden sonraki doğru yolu bulmuş râşid halîfelerimin sünnetini alın ve onlara, azı dişlerinizle ısırırcasına sımsıkı sarılın. (Dînde aslı olmayıp) sonradan çıkarılan yeniliklerden sakının. Çünkü (dînde) sonradan çıkarılan her yenilik, bid'attir.Her bid'at, dalâlettir (sapıklıktır).Her dalâlet (in sahibi) de, ateştedir." (Ebu Davud rivâyet etmiş, Elbânî de 'Sahih-i Ebî Davud; hadis no: 3851'de hadisin sahih olduğunu belirtmiştir.)

Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-'in sevgisini açıklayan şeylerden birisi de, emrettiği ve yasakladığı her işte ona uymak ve itaat etmektir.İşte bunlardan birisi de doğduğu günü (Mevlidi-i Nebevî'yi) kutlamamak sûretiyle kendisine uymak ve itaat etmektir.

Bu konuda (5219) ve (10070) nolu soruların cevaplarına bakabilirsiniz.

Bir kimse, Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem-'in doğduğu günü yüceltmek ve ona saygı göstermek istiyorsa,onun yerine başka bir şer'î seçenek (alternatif) getirmelidir: İşte o seçenek de, (nâfile olarak tutulan) Pazartesi günü orucudur. Bu oruç, sadece Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem-'in doğduğu güne özel değildir. Aksine her Pazartesi günüdür.

Nitekim Ebu Katâde el-Ensârî'den -Allah ondan râzı olsun- rivâyet olunduğuna göre, o şöyle demiştir:

(( أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ سُئِلَ عَنْ صَوْمِ الِاثْنَيْنِ. فَقَالَ: فِيهِ وُلِدْتُ، وَفِيهِ أُنْزِلَ عَلَيَّ.)) [ رواه مسلم ]

"Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-'e, Pazartesi günü orucu hakkında sorulunca o şöyle buyurmuştur:

- O günde (Pazartesi günü) dünyaya geldim (doğdum) ve o günde (Pazartesi günü) bana vahiy (Kur'an âyetleri) inmeye başladı." (Müslim; hadis no: 1987).

Perşembe günü ise, amelelr kaldırılır ve Allah Teâlâ'ya arz edilir.

Sözün özü:

Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem-'in doğum gününü kutlamayı, ne Allah -azze ve celle-, ne de Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- meşrû kılmıştır. Dolayısıyla müslümanların, onun doğum gününü (Mevlid-i Nebevî'yi) kutlamaları câiz değildir. Aksine Allah Teâlâ'nın emrine boyun eğmeleri ve Elçisi Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem-'in emrine itaat etmeleri gerekir.

Allah Teâlâ'dan sizi hidâyete ve dosdoğru yola iletmesini niyâz ederiz.

Allah Teâlâ en iyi bilendir.



Muhammed Salih el-Muneccid

vrijdag 17 december 2010

Burda kar yagiyor...



Arka bahcemden goruntu, ben boyle kari ozledim iste. Ey gidi eski gunler nekadar heyecanli olurdum sabah kalktigimda heryeri beyaz gordugumde. Simdi sadece kara bakip maziye daliyorum...

woensdag 15 december 2010

Asure gunu ve oruc tutmanin fazileti.

Evet arayi cok actim biliyorum ama neyapalim artik bundan sonra galiba boyle olacak. Hafatada iki gun ise basladim birde bir afacan olunca evin isleri derken kendime firsat bulamiyorum.
Bu yaziyi size dun yayinlamayi cok isterdim ama nasib degilmis demekki.
Dun yayinlamak istememin sebebi bugun ve yarin oruc tutabilmeniz idi. Muharrem 9 ve 10 uncu gun oruc tutarsan gecmis 1 yilin gunahlari af olunur.
Eger tutanlar varsa Allah simdiden kabul etsin. Size asure hakkinda bir parca ile bas basa brakiyorum. Kendinize iyi bakin Allah`a emanet olun.


"Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem- Medine'ye geldiği zaman yahûdileri Âşûrâ günü oruç tutarlarken gördü.

Bunun üzerine Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem- onlara:

- Bugün nedir? diye sordu.

Onlar:

- Bugün salih bir gündür.Bugün, Allah'ın İsrâiloğullarını, düşmanlarından kurtardığı, bundan dolayı Musa'nın oruç tuttuğu bir gündür.

Bunun üzerine Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurdu:

- Biz Musa'ya, sizden daha hak sahibiyiz.

Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem- bugün oruç tuttu ve (ashâbına da) bugünde oruç tutmayı emretti." (Buhârî; hadis no: 1865)

Müslim'in rivâyeti ise şöyledir:

(( ... هَذَا يَوْمٌ عَظِيمٌ، أَنْجَى اللهُ فِيهِ مُوسَى وَقَوْمَهُ، وَغَرَّقَ فِرْعَوْنَ وَقَوْمَهُ...))

"Bugün Allah'ın, Musa ve kavmini Firavun'dan kurtardığı,Firavun ve kavmini (denizde) boğduğu büyük bir gündür."

((... فَصَامَهُ مُوسَى...))

"Bundan dolayı Musa bu günde oruç tuttu."

Müslim rivâyetine şunu da eklemiştir:

((... فَصَامَهُ مُوسَى شُكْرًا فَنَحْنُ نَصُومُهُ...))

"Musa, Allah'a şükrün bir ifâdesi olarak bugün oruç tuttuğu için, biz de oruç tutuyoruz."

Buhârî'nin rivâyeti ise şöyledir:

((...وَنَحْنُ نَصُومُهُ تَعْظِيمًا لَهُ...))

"Biz de O'na (Allah'a) tâzim için bugünde oruç tutuyoruz."

İmam Ahmed şu fazlalıkla rivâyet etmiştir:

(( مَرَّ النَّبِيُّ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ بِأُنَاسٍ مِنَ الْيَهُودِ قَدْ صَامُوا يَوْمَ عَاشُورَاءَ، فَقَالَ: مَا هَذَا مِنَ الصَّوْمِ؟ قَالُوا: هَذَا الْيَوْمُ الَّذِي نَجَّى اللهُ مُوسَى وَبَنِي إِسْرَائِيلَ مِنَ الْغَرَقِ، وَغَرَّقَ فِيهِ فِرْعَوْنَ، وَهَذَا يَوْمُ اسْتَوَتْ فِيهِ السَّفِينَةُ عَلَى الْجُودِيِّ فَصَامَهُ نُوحٌ وَمُوسَى شُكْرًا لِلهِ تَعَالَى، فَقَالَ النَّبِيُّ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ: أَنَا أَحَقُّ بِمُوسَى وَأَحَقُّ بِصَوْمِ هَذَا الْيَوْمِ فَأَمَرَ أَصْحَابَهُ بِالصَّوْمِ.)) [ رواه أحمد ]

"Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem- (Medine'de) yahudilerden Âşûrâ günü oruç tutan bazı insanlara uğradı.

Bunun üzerine Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem- onlara:

- Bu tuttuğunuz oruç nedir? diye sordu.

Onlar:

- Bugün, Allah'ın, Musa'yı ve İsrâiloğullarını (denizde) boğulmaktan kurtardığı, Firavun'u denizde boğduğu bir gündür.Bugün Nuh'un gemisinin Cudî dağının üzerine yerleştiği ve bundan dolayı da Nuh ve Musa'nın, Allah Teâlâ'ya şükrün ifâdesi olarak oruç tuttukları bir gündür.

Bunun üzerine Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurdu:

- Ben, Musa'ya ve bugünün orucuna (sizden) daha hak sahibiyim.

Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem- bugün oruç tuttu ve (ashâbına da) bugünde oruç tutmayı emretti." (Ahmed, hadis no: 8360)

((... وَأَمَرَ بِصِيَامِهِ.))

"ve (ashâbına da) bugünde oruç tutmayı emretti."

Yine Kureyş kabilesi de câhiliyet döneminde Âşûrâ gününü yüceltiyorlardı.

Nitekim Âişe'den -Allah ondan râzı olsun- sâbit olan hadiste o, şöyle demiştir:

(( كَانَ يَوْمُ عَاشُورَاءَ تَصُومُهُ قُرَيْشٌ فِي الْجَاهِلِيَّةِ، وَكَانَ النَّبِيُّ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ يَصُومُهُ، فَلَمَّا قَدِمَ الْمَدِينَةَ صَامَهُ، وَأَمَرَ بِصِيَامِهِ، فَلَمَّا نَزَلَ رَمَضَانُ كَانَ رَمَضَانُ الْفَرِيضَةَ، وَتُرِكَ عَاشُورَاءُ، فَكَانَ مَنْ شَاءَ صَامَهُ، وَمَنْ شَاءَ لَمْ يَصُمْهُ.)) [ رواه البخاري ومسلم ]

"Kureyş, câhiliye döneminde Âşûrâ günü oruç tutardı. Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem- de bu orucu tutardı. Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem- Medine'ye geldiğinde bu orucu tutmayı emretti. Ramazan orucu farz kılınınca, Ramazan orucu farz olarak kaldı, Âşûrâ orucu ise (tutulması emri) terkedildi. Dileyen onu tutar, dileyen de tutmazdı." (Buhârî ve Müslim)

Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem-'in insanlara oruç tutmalarını emrettiği gün, sadece bir gün idi.Çünkü Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem- Medine'ye Rebiül-Evvel ayında gelmişti. Gelecek yıl olunca (ertesi yıl) Âşûrâ gününde oruç tutmuş ve bu günde oruç tutmayı ashâbına emretmiştir. Daha sonra aynı yıl Ramazan orucu farz kılınınca Âşûrâ orucunun farz oluşu nesh olundu (hükmü kaldırıldı).

İslâm âlimleri:

O gün (Âşûrâ günü) orucu farz mı, yoksa müstehap mı olduğu konusunda iki meşhur görüşe ayrılmışlardır. Bu iki meşhur görün en doğrusuna göre Âşûrâ orucu farz idi. Daha sonra dileyen kimse, bu orucu müstehap olarak tutuyordu.Nitekim Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem- daha sonra Âşûrâ orucunu tutmayı herkese emretmemiş, aksine şöyle buyurmuştur:

(( هَذَا يَوْمُ عَاشُورَاءَ وَلَمْ يَكْتُبِ اللهُ عَلَيْكُمْ صِيَامَهُ وَأَنَا صَائِمٌ، فَمَنْ شَاءَ فَلْيَصُمْ، وَمَنْ شَاءَ فَلْيُفْطِرْ.)) [ رواه البخاري ومسلم ]

"Bu gün, Âşûrâ günüdür. Allah Teâlâ bu günün orucunu size farz kılmadı.Ama ben, bu gün oruçluyum. Dileyen (bu gün) oruç tutsun, dileyen de tutmasın." (Buhârî ve Müslim)

Yine şöyle buyurmuştur:

(( إِنَّ صَوْم عَاشُورَاء يُكَفِّر سَنَةً , وَإِنَّ صِيَام يَوْم عَرَفَة يُكَفِّر سَنَتَيْنِ.))[ رواه مسلم ]

"Şüphesiz Âşûrâ orucu bir yılın (küçük) günahları bağışlattırır.Arefe günü orucu ise iki yıllık (küçük) günahları bağışlattırır." (Müslim)

Başka bir rivâyette şöyle buyurmuştur:

(( صِيَامُ يَوْمِ عَرَفَةَ أَحْتَسِبُ عَلَى اللهِ أَنْ يُكَفِّرَ السَّنَةَ الَّتِي قَبْلَهُ وَالسَّنَةَ الَّتِي بَعْدَهُ، وَصِيَامُ يَوْمِ عَاشُورَاءَ أَحْتَسِبُ عَلَى اللهِ أَنْ يُكَفِّرَ السَّنَةَ الَّتِي قَبْلَهُ.)) [ رواه مسلم ]

"Arefe gününün orucunun, (oruç tutan kimsenin) bir önceki sene ile bir sene sonraki senenin (küçük) günahlarına keffâret olmasını ümit ederim. Âşûrâ gününün orucunun, (oruç tutan kimsenin) bir önceki senenin (küçük) günahlarına keffâret olmasını ümit ederim." (Müslim)

Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem- hayatının sonunda yahudilerin Âşûrâ gününü bayram haline getirdiklerini işitince, onlara aykırı hareket etmek ve bu günü bayram edinen yahudilere benzememek için şöyle demiştir:

(( لَئِنْ عِشْتُ إِلَى قَابِلٍ لأَصُومَنَّ التَّاسِعَ.))

"Şayet gelecek yıl yaşarsam, onuncu gün ile birlikte dokuzuncu günü de oruç tutacağım." (el-Fetâvâ'l-Kubrâ; c: 6. Harama götüren yolların tıkanması babı)

Sahâbeden bazı kimseler ile bazı âlimler bu günde oruç tutmuyorlar, bu günün orucunu da müstehap görmüyorlardı.Hatta sadece Âşûrâ günü oruç tutmayı mekruh sayıyorlardı.

Nitekim Kufeli bazı âlimler, bu günün orucunu mekruh gördüklerine dâir bilgiler nakledilmiştir. Bazı âlimler ise, bu günün orucunu müstehap görmüşlerdir. Fakat müstehap olan bu gün oruç tutan kimsenin onuncu gün ile birlikte dokuzuncu günü de tutmasıdır. Çünkü bu, Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem-'in son emridir.

Nitekim o şöyle buyurmuştur:

(( لَئِنْ عِشْتُ إِلَى قَابِلٍ لأَصُومَنَّ التَّاسِعَ مَعَ الْعَاشِرِ.))

"Şayet gelecek yıl yaşarsam, onuncu gün ile birlikte dokuzuncu günü de oruç tutacağım."

Nitekim hadisin bazı rivâyetlerinde açıklayıcı olarak böyle gelmiştir.

Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-'in sünneti, işte böyle idi.

Alışılmışın dışında taneli veya taneli olmayan yemek hazırlamak, yeni elbise giymek, âilenin nafakasını geniş tutmak, bu günde evin bir yıllık ihtiyacını satın almak, Âşûrâ gününe özel namaz veya kurban kesmek gibi bir ibâdeti yapmak,taneli gıda maddelerinin pişirilmesinde kullanılmak üzere kurban bayramında kesilen kurban etlerini bu güne saklamak, gözlere sürme çekmek, saçlara kına yakmak, boy abdesti almak, tokalaşmak, birbirlerini ziyâret etmek veya bu günde câmileri, mescitleri ve türbeleri ziyâret etmek gibi, Âşûrâ gününde yapılan diğer şeylere gelince, bütün bunlar, ne Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-'in, ne onun râşid halifelerinin yaptıkları, ne Mâlik, Sevrî, Leys b. Sa'd, Ebu Hanife, Evzâî, Şâfiî, Ahmed b. Hanbel, İshak b. Râhveyh ve bunlar gibi müslümanların imam ve âlimlerinden hiç kimsenin müstehap görmedikleri çirkin bid'atlardır." (Şeyhulislam İbn-i Teymiyye; "el-Fetâvâ'l-Kubrâ")

İslâm dîni iki esas üzerine binâ olunmuştur:

Birincisi: Allah'tan başkasına ibâdet etmemek.

İkincisi: Allah'a, O'nun meşrû kıldığı şekilde ibâdet etmek, bid'atlarla O'na ibâdet etmemektir.

Nitekim Allah Teâlâ bu konuda şöyle buyurmuştur:

(( ... فَمَن كَانَ يَرْجُو لِقَاء رَبِّهِ فَلْيَعْمَلْ عَمَلاً صَالِحاً وَلا يُشْرِكْ بِعِبَادَةِ رَبِّهِ أَحَداً{110}))

"Kim, (azabından korkup sevabını ümit ederek) Rabbine kavuşmayı arzu ederse, sâlih amel işlesin ve ibâdette Rabbine hiç kimseyi ortak koşmasın." (Kehf Sûresi: 110)

Salih amel; Allah Teâlâ ve Elçisi Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem-'in sevdiği ve hoşnut olduğu, meşrû ve sünnet olan ameldir.

Bunun içindir ki Ömer b. Hattab -Allah ondan râzı olsun- duâsında şöyle derdi:

(( اَللَّهُمَّ اجْعَلْ عَمَلِي كُلَّهُ صَالِحًا، وَاجْعَلْهُ لِوَجْهِك خَالِصًا، وَلا تَجْعَلْ لأَحَدِ فِيهِ شَيْئًا.))

"Allahım! Amelimin hepsini salih kıl! Amelimi, vech-i kerimine hâlis kıl! Amelimde hiç kimseye bir şey bırakma!" (Şeyhulislâm İbn-i Teymiyye; "el-Fetâvâ'l-Kubrâ"; c: 5)

Dosdoğru yola ileten, ancak Allah Teâlâ'dır.



Muhammed Salih el-Muneccid


http://islamqa.com/tr/ref/4033/asura

donderdag 31 december 2009

2009 ve bana getirdigi guzellikleri

2009 benim icin unutulmaz bir sene olarak aklimda kalacagi kesin nedenmi iste birkactanesi bunlar:

15.01:"Cok iyi arkadasim Safiyye maalesef Turkiyeye kesin donus yapti
30.01: Bereketli mutfagim 1 yasina girdi!!!
16-02: Ehliyetimi aldim (babamin aldigi buket)

25-04: 25 nisanda 25 yasima girdim herzaman hayal ederdim ve cok guzel bir dogum gunu gecirdim o gunu ailem sagolsun.
09-05:Hamileyimmmmmmmmmmmmmm
17-08:Nilgunun dugunu
19-08:Safiyyenin dugunu
26-08:Sonunda okulum bittiiiii
30-10: En iyi arkadasim ozlemin ikizi Yasin nisanlandi
11-11: Ogretmen olarak ilk is gunum
05-12: Arkadasim Seda sozlendi
08-12: Diploma torenim


Bakalim 2010 bana hangi unutulmaz olaylari yasatacak. 1 tanesini insallah dort gozle bekliyoruz safak 14 gun ( Allahim sen bizim icin hakkimizdan hayirli ne ise onu ver (aminnnn) )

vrijdag 27 november 2009

Hayirli bayramlar




Bir avuç dua, bir kucak sevgi, sıcak bir mesaj kapatır mesafeleri, birleştirir gönülleri, bir sıcak gülümseme, bir ufak hediye daha da yaklaştırır bizi birbirimize. Kalbiniz nur, eviniz huzur dolsun. Kurban Bayramınız bereketli olsun!

donderdag 1 oktober 2009

En iyi arkadasim Ozlemin ikizi Yasin icin yaptigimiz bohcalar.

Daha once kesin Ozlemden bahsetmisimdir. Ozlem benim en iyi arkadasim ayni zamanda ozlem bir ikiz. Iste Ozlemin oglan ikiz kardesi Yasin yakinda nisanlanacak. Bizde Ozlem ve annesiyle birlikte bohcalari hazirladik. Bayagi ugrastik ama degdi cunku sonuc hepimizin hosuna gitti. Gercekten boyle bohcayi daha once hic gormedik. Cumartesi gunu birlikte gidecegiz bohcalari goturmeye.Insallah hoslarina gider.Allah bu mutluluklarini daim eder insallah.




Bu gordugunuz iki sandigida biz susledik.


Sandigin icinede ikisinin resmini yerlestirdik.



Ve en son buyukce bir cam tepsiye cikolatalar duzup paketledik. Hersey cok guzel oldu.

woensdag 26 augustus 2009

Okulum bittiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiii


Allahim sana sonsuz sukurler olsun nihayetinde okulum bitti. Artik bana ogretmenim diyebilirsiniz ;-). Yaklasik bir 4 sene sonunda ondan onceki 3 seneyi saymiyorum ilkokul ve anaokul ogretmeni oldum. Yani burda ders vermeye kalksam 4 ve 12 yas arasi cocuklarin ogretmeni olabilirim insallah. Iste hersey yoluna giriyor allahin izni ile yeterki dua`ni eksik etme. Darisi butun okuyan ogrencilere. Insallah sizlerde bir an once okullarinizi bitirirsiniz.

woensdag 12 augustus 2009

Neden bereketli mutfagim?

Iste bugun bana babamin mail ile yolladigi bu parca yuzunden.


Vaktiyle birbirini çok seven iki kardeş varmış.

Büyüğü Halil.

Küçüğü ise İbrahim...

Halil, evli çocuklu.

İbrahim ise bekârmış...

Ortak bir tarlaları varmış iki kardeşin...

Ne mahsul çıkarsa, iki pay ederlermiş.

Bununla geçinip giderlermiş...

Bir yıl, yine harman yapmışlar buğdayı.

İkiye ayırmışlar.

İş kalmış taşımaya.

Halil, bir teklif yapmış :

İbrahim kardeşim; Ben gidip çuvalları getireyim. Sen buğdayı bekle.

Peki, abi demiş İbrahim...

Ve Halil gitmiş çuval getirmeye... .

O gidince, düşünmüş İbrahim:

Abim evli, çocuklu. Daha çok buğday lazım onun evine

Böyle demiş ve

Kendi payından bir miktar atmış onunkine...

Az sonra Halil çıkagelmiş.

Haydi İbrahim. De miş, önce sen doldur da taşı ambara.

Peki abi.

İbrahim, kendi yığınından bir çuval doldurup düşer yola.

O gidince, Halil düşünür bu defa:

Der ki:

Çok şükür, ben evliyim, kurulu bir düzenim de var.

Ama kardeşim bekâr.

O daha çalışıp, para biriktirecek. Ev kurup evlenecek.

Böyle düşünerek,

Kendi payından atar onunkine birkaç kürek.

Velhasıl, biri gittiğinde, öbürü, kendi payından atar onunkine.

Bu, böyle sürüp gider.

Ama birbirlerinden habersizdirler.

Nihayet akşam olur.

Karanlık basar.

Görürler ki, bitmiyor buğdaylar.

Hatta azalmıyor bile.

Hak teala bu hali çok beğenir.

Buğdaylarına bir bereket verir, bir bereket verir ki...

Günlerce taşır iki kardeş, bitiremezler.

Şaşarlar bu işe...

Aksine çoğalır buğdayları.

Dolar taşar ambarları.

Bugün 'Bereket' denilince, bu kardeşler akla gelir.


Bu bereketin adı: halil ibrahim bereketidir.

woensdag 5 augustus 2009

Beraat kandiliniz mubarek olsun....

Berat Gecesinin beş ayrı özelliği vardır.

1. Bütün hikmetli işlerin ayırımına başlanması.
2. Bu gecede yapılacak ibadetlerin diğer vakitlere nispetle kat kat sevaplı olması.
3. İlâhi rahmetin bütün âlemi kuşatması.
4. Allah'ın af ve bağışlamasının coşması.
5. Peygamberimize tam bir şefaat yetkisinin verilmiş olması.


BERAT GECESİ DUASI


Peygamber Efendimiz Aleyhissalâtü Vesselam bu gece Rabbine şöyle dua etmiştir:

"Allahım, azabından affına, gazabından rızana sığınırım, Senden yine Sana iltica ederim. Sana gereği gibi hamd etmekten âcizim. Sen Kendini sena ettiğin gibi yücesin."

Peygamber Efendimiz bir hadis-i şeriflerinde Berat Gecesinin feyiz ve bereketini çeşitli şekillerde nazara vermektedir.
"Şâban'ın 15. gecesi geldiğinde geceyi uyanık ibadetle, gündüzü de oruçlu olarak geçirin. O gece güneş battıktan sonra Allah rahmetiyle dünya semasına tecelli eder ve şöyle seslenir:

"İstiğfar eden yok mu, affedeyim ve bağışlayayım. "Rızık isteyen yok mu, hemen rızık vereyim.
"Başına bir musibet gelen yok mu, hemen sağlık ve afiyet vereyim.
"Böylece tan yerinin ağarmasına kadar bu şekilde devam eder." 5

Çünkü o gece İlâhi rahmet coşmuştur. Berat Gecesi beşer mukadderatının programı çizilirken insanlara verilen eşsiz bir fırsattır. Bu fırsatı değerlendirip günahlarını affettirebilen, gönlünden geçirdiklerini bütün samimiyetiyle Cenab-ı Hakka iletip isteklerini Ondan talep eden ve belalardan Ona sığınan bir insan ne kadar bahtiyardır. Buna karşılık, her tarafı kuşatan rahmet tecellisinden istifade edemeyen bir insan ne kadar bedbahttır.

http://www.sorularlaislamiyet.com

vrijdag 1 mei 2009

Dogum gunumun diger anilari ve dogum gunu suprizi yapan Kubra,Sumeyye, Sevim ve Esim

Tabiki surprizler bitermi.
Cuma gunu bizim yandaki komsunun kizlari ve kuzeni bana hediye almislar ve guller verdiler. Okadar tatliki ne kadar ince dusunmusler kucuk kizlar cok sevindirdiler beni.




Cumartesi gunude sabah erkenden kalktim. Bizim burda ikinci el pazarlari cok olur ve ben cok severim onlari ziyaret etmeye. Cunku birbirinden guzel seyler buluyorum orda. Sizlere bundan sonra aldigim seylerin resimlerinide cekecegim insallah.
Herneyse iste guya buyuk kardesim Kubra benimle o pazara gelecektiki,kuzenim Sevim ve kucuk kardesim Sumeyye bana kahvalti hazirlayacakti bana caktirmadan.
Tabiki bunlarin haberi yok benim herseyden haberim oldugumu.
(Cuma aksami Kubra komsunu kizi Zeyneple disarida konusuyordu ve ben yukarda bilgisayar odasinda esimin yanina geldim. Esimde sorduki kim var asagida bende dedimki kizlar. O da dediki ya guya sana surpriz yapacaktilar simdi ne isleri var burda.(ahahahahhahahahahahahhaah) Ondan sonra tabiki bende dedim Kubrayla Zeynep asagida. Esim`in yuzunu gorecektiniz, koptum resmen. Dedi sakin birsey deme tammami. (HAHhahahahah))
Neyse bizde gittik pazara, bir iki seyler aldim ve Kubraya diyorumki, yav simdi kim hazirlayacak kahvaltiyi (hahahahah). Guya birseyden haberim yok. Neyse sonra geldim eve birde baktimki yukardan bizim sarkimiz caliyor:

Ve iceri bir girdim heryerde balonlar esim sagolsun hepsini sisirmis

ve misler gibi hazirlanmis bir kahvalti.


Tekrar tekrar tesekkur ederim kizlar.
Bugunu hic unutamam.
Kizlar bana cuzdan almis. Ve oglan kardesimde bana evime uyan bardaklar almis ve cok guzel bir kart.



Ablamda bana cok guzel bir yuzuk aldi sagolsun.

Tabiki o aksam Kamil yinede duramadi bana cok guzel bir buket aldi.


Hepinizden Allah razi olsun bu hayatimin en guzel dogum gunu oldu.

Ve iki gun oncede unutmadan yaziyim, almanyadan dayimin kizi Meryem beni aradi ve dogum gunumu kutladi. Dogum tarihimi birgun soylemistim ona ve aklinda kaldi. Ne kadar sevindim bir bilseniz.

zaterdag 25 april 2009

Bugun benim dogum gunum, 25 sene bugunu bekledim

Dis agrimdan hic birsey yazacak durumda degilim ama hayatimin en guzel dogum gunu diyebilirim.
Insallah biraz daha iyilesince yazacagim ayrintilarini.
Bu cicegi stajimdan canim ogrencim hediye etti.



Bugun 1 mayis ve inanirmisiniz daha dis agrim yeni yeni geciyor. Ve ancak bugun firsatim oldu buralara birsey yazmaya.
Evet kaldigim yerden devam edeyim.

Gecen hafta carsamba gunu dogum gunumu stajda kutladik. Oyle bir adetim yok ama iste okul hollandada olunca deger veriyorlar. Bizim sinifa gecici olarak bir ogretmen geldi, ve onunla birlikte dogum gunumuzu kutladik.
Cocuklara bir mektup yazip icine dogum gunumuzun konusu yazdik. Beyaz giyin ve sacini cilginca yap.
Gercekten cok guzel gozukuyordular hepsi teker teker.


Carsamba gunleri bizim okullar saat 12`de kapanir ve oyuzden bu gunu sectik.
Cocuklarla sabah ilk once dairede oturduk ve herkes bizlere hediyelerini verdiler. Okadar hosuma gittiki hic beklemedigim cocuklar bizlere hediye verdiler. Butun sinif ta bana en sevdigim yazarin kitabini hediye ettiler.
Eric Carle ve Deniz ati babasi:

Hediye faslindan sonra cocuklara defile duzenledik ve en guzel tema ya uygun olan iki kisiye hediye verdik.
Defileden sonra cocuklar baska sinifa gittiler ve orda turkijede soylenildigi gibi akkilli tahta`da bir masal izlediler.
Sonra cocuklar sinifa geldiler ve cocuklarla kek susleme etkinligi yaptik.
Keklerini ve iceceklerini ictikten sonra cocuklar disariya ciktilar tenefus`e.
Cocuklar geri geldiklerinde hep birlikte tombala oynadik ve cok heyecanliydi. Cunku kazananlara bir suru hediyeler hazirlamistik.
Sonra en sonunda cocuklara kendi hazirladigimiz hediyeleri de armagan ettik. Ben cocuklara kitap arasi yaptim. Resimde gozuktugu gibi.
Bugunum gereckten cooook guzel gecti. Hic unutmayacagim bir dogum gunu kutlamasi.

vrijdag 27 maart 2009

Firinda tadimlik sutlac ve yeni mutfak aletim "pürmüz"


Herzaman televizyonda Ready Steady Cook ta gordugum bu aleti cok istemisimdir ve gecen indirime girince hemen esim adina kendime dogum gunu hediyesi olarak
aldim ;-)).
Bu yanina verilen kablarida aslinda creme brulee icin ama ben galiba sutlac icin kullanirim.

Haftasonu iki kisilik kahvalti ve bal



Gecmis haftasonu cumartesi gunu alisveristen geldikten sonra aldigim yeni seyleri kullanmak istedim. Uzun zamandir istedigim, pürmüz adinda bir alet`i ve minik firin kaseleri ile birlikte olan setini aldim (yakinda onun resmini ve onunla yaptigim sutlacin resmini sonra yayinlarim insallah)ve kaselerini kahvaltida kullandim.
Tam nurum ve bana yeten bir sofra hazirladim.



Gecenlerde okulsonrasi olan isimde cocuklarin masasini hazirlarken yeni bir sey kesf ettim. Ben cogu zaman eve bal aldigim zaman sekerlendigi icin uzun zamandir bal almiyordum. Taa ki bu bali bulana kadar. Bizim burda cok unlu bir dukkanda buldum.Bal cok pratik bir sisenin icerisinde. Kapagida cevirdinmi icerisi hic hava almiyor, ve uzun zaman taze kalabiliyor. Kapaginda sekerlenme olayida olmuyor. Tam benlik :))

maandag 16 februari 2009

Ehliyetimi aldiiiiiiiiiiiiiiiiiiiim


Nekadar sevincliyim bir bilseniz bugun araba ehliyetimi aldim.
Allaha sukur buyuk bir sikintidan kurtuldum. Darisi tum ehliyet almak isteyenlerin basina...

Bu harika buketi de babam almis Allah razi olsun.

zondag 1 februari 2009

Bereketlimutfagim 1 yasinda!!!! Ve ebruli kek

Iki gun ve bir sene once blogumu acmisim. Okadar sik sik yazamasamda yine hosuma gidiyor sizlerle birseyler paylasmak.
Bu birinci yas icin yaptigim ebruli kek. Oldum olasi ebruli yapmayi severim ve bu keki kek evinde gorunce hemen denedim. Ve iste sonuc cok guzel gorunumu olan ve yapimi cok basit olan bir kek.

Ebruli Kek



Malzemeler:

3 adet yumurta (oda ısısında)
1 su bardağından 2 parmak fazla tozşeker
3/4 su bardağı mısırözü yağı
1 su bardağı süt
3 su bardağı un
1 paket vanilya
1 paket kabartma tozu
3 yemek kaşığı kakao
şekli vermek için büyük yuvarlak fırın tepsisi
kürdan

Yapılışı:

Yumurtaları tozşekerle kabarıp krema gibi olana kadar çırpın.
Sıvıyağı azar azar ilave edip çırpmaya devam edin.
Unu kabartma tozu ve vanilya ile birlikte eleyin.
Sütle unu sıra ile ilave ederek yumurtalı karışıma ilave edin. (biraz un biraz süt)
Karışımın yarısı başka bir kaba ayırıp üzerine kakaoyu eleyin ve gerekirse 1-2 yemek kaşığı sütle tekrar karıştırın.
Tepsinizi yağlayıp unlayın. Tepsinin ortasından başlayarak yarım bardak kadar kakaolu daha sonra sade kek karışımından dökmeye başlayın. Her seferinde ortadan dökdükçe kek yayılacak ve çizgiler oluşturacaktır.
Kek hamurunun hepsini dökdükten sonra eğer tam yayılmamışsa tepsiyi hafif eğerek heryerine yayılmasını sağlayın.
Kürdanla ortadan yanlara doğru çizgiler yapın. Çizgileri yaparken derine batırmadan sadece üst yüzeyden batırın.
İsterseniz bir içerden dışarı bir dışardan içeri doğru çizgiler yaparak ebrularınızı oluşturabilirsiniz.
170C dereceli ısıtılmış fırında içi pişip üstü kızarana kadar pişirip ılınınca servis yapın.


zaterdag 8 november 2008

Biricik canim arkadasim Ozlem`e universte mezunu surpriz partisi ve cikolata selalesi...

Benim canim biricik en iyi arkadasim Ozlem iyiki varsin!!!!!!
Gecen hafta cumartesi arkadasima surpriz parti duzenledim. Sok oldu resmen. Arkadasimin ikiz erkek kardesi aracigiyla ozlemin arkadaslarini davet ettim ve Allah razi olsun bu guzel gunumuzde bizleri yanliz brakmadilar.



Cok guzeldi canim`a bir pasta yaptirtim onun resminle. Cok sever cikolatayi o yuzden birde bir cikolata selalesi hazirladim. Muz, cilek, mango ve kek parcalarini catal yardimiyla selaleye tutum bir guzel goturuyorsun.En sonunda da herkese tesekkur hediyesi yaptim.







Cikolata sevdiginden kucuk bir cikolata kulpu icindede bonibonlar. gelatin paketine kaplayip kenarina kucuk bir mandal ile Ozlemin resmini tutturup tesekkur ettim.
Cok guzel vakit gecirdik. Ozleme sen herseye degersin!!!!!!!!!!!!!!

zaterdag 11 oktober 2008

Buda dugun basortulerinden birkac kare









donderdag 28 augustus 2008

Manzara resimleri


Bu resimi anneannemin arka balkonundan cektim cok guzel bir manzara insanin ici aciliyor.

Bu 3 resimde uzungolde cekilmis cok hosuma gitti evleri camisi. Bu senede tevafuk oturdugum yerdeki arkadasimi gordum orda sok oldum resmen. Ta kayseriden uzungole gelmis tatile.








Bu sarmalarida turkiyedeki komsumuz selma abla nin ogluna ayit. Resmen sok oldum cocuk oturmus dugun icin sardigimiz sarmalari tencereye duzdu harika bir goruntuyu sizlere paylasmak istedim.